2011 2012 ÜZEYİR GÜNDÜZ dosyası indir,
2011-2012 ÜZEYİR GÜNDÜZ çalışma kağıdı indir,
2011-2012 ÜZEYİR GÜNDÜZ etkinliği,
2011-2012 ÜZEYİR GÜNDÜZ ödevi,
ÜZEYİR GÜNDÜZ yazılı sorusu,
ÜZEYİR GÜNDÜZ sunusu,
2011 2012 ÜZEYİR GÜNDÜZ değerlendirmesi indir,
ÜZEYİR GÜNDÜZ nedir,
ÜZEYİR GÜNDÜZ çalışma sayfası,
ÜZEYİR GÜNDÜZ etkinliği,
ÜZEYİR GÜNDÜZ Hakkında bilgi,
2011-2012 ÜZEYİR GÜNDÜZ
ÜZEYİR GÜNDÜZ
ÜZEYİR GÜNDÜZ Üzeyir Gündüz... Kırşehir Mucur’dan. Baba öğretmen.KüçükÜzeyir’e hem baba hem öğretmen...O eski öğretmenlerin nedip edip biriktirdiği bir kitaplığı var babanın.Kitaplar çok sayıda değil ama bereketli.Hele halk öykücülüğü dalında bir tanesi var ki “Al da oku beni” diyor.“Dedim, dedi” türünden bir kitap bu. BirTahir söylüyor, bir Zühre.Bir aldı Ferhat diyor, bir aldı Şirin...Üstelik paslı sayfanın kıyısında kaytan bıyıklı, bol şalvarlı bir delikanlı adam saz çalıyor... Doğaldır ki yanı başında “ahu” bakışlı, geniş yeldirmeli bir yayla kızı. Adını siz koyun. Üzeyir çocuk, pek sevdi bu kitapları.Dilini diline, hâlini hâline uygun buldu. Şiir-düzyazı karışımı bu öykülerde aşk vardı, özlem vardı, söz birAllah bir, kavli karar vardı. Ara sıra kötülükler, karamsarlıklar ağır bassa da genelde tutkular kazanıyordu. Çocuk Üzeyir, ekmeği bol, insanları cömert böyle bir dünyada büyüdü.Okula gitti, eşeğe bindi, kuzu da güttü bir süre. Özellikle kuzu güttüğü günlerde bol bol düşündü, öyküler yazmayı denedi.O sıralar, öyküleri hep okuduklarına benziyordu. “Bir varmış bir yokmuş”la başlayan o “kalbur saman içinde”li büyülü dünyaya böylece yakalandı ve bir daha da kurtulamadı. Yayımlanan ilk öyküsü “Berber EminUsta” adını taşır.Gerçi bu öykü tam anlamıyla çocuk öyküsü değildi. Bu öyküde muziplikten gelen gülmece ögeleri ağır basmıştı. Bu özellik,Üzeyir Gündüz’ün pek çok öyküsünde vardır.Bence bunun en güzel örneği BayramŞenliği’nde yaramaz Tekir’in bayram temizliği yapan hanımların başına açtığı işlerdir.Neredeyse Tekir’in idamdan döndüğü bu öyküyü okumak, sadece çocuklar için değil, yetişkinler için de bir keyiftir. Yazar, gülmeceyi büyük bir doğallık içinde yapıyor.Okuyucu, “Sanki yazarın amacı güldürmek değilmiş de... ancak olay kendiliğinden komikmiş de...” izlenimini alıyor. Aynı biçemi “Kolu Kırık Tarzan,Yeni Çantalar da Eskir” gibi öykülerinde de bulabiliriz. Gündüz, çocuk yüreklerini, zaman zaman üzüntüyle de tanıştırıyor.TalihsizMırnav’da ölüm,“Analar ve Kuzular”da özlem, “BirHatıra Defteri”nde acıma motifi olarak ortaya çıkan bu temalar, çocukları insancıl değerlerde daha duyarlı yapmak çabasının güzel örnekleridir. ÜzeyirGündüz, öykülerinde aksiyonu, olayı ön plânda tutuyor.Onun öykülerinde sağlam bir kurgu ve gerçekçi bir olay vardır.Olayı verirken okuyucusunun aklını karıştırmıyor, onlara can sıkıcı öğütler vermiyor, bilgiçlik taslamıyor.Bir başka deyişle Karagöz/Hacivat oynatmıyor, ille de ipler kendi elinde olsun istemiyor.O, sergilediği olay içinde doğruyu, iyiyi, güzeli bulma yetisini okuyucuya bırakıyor.Sthandal gibi yola ayna tutuyor sadece... Önünü görüp yürüme işini kahramanlarına bırakıyor. Bu yöntem, hiç kuşkusuz, en başta okuyucuyu bir kukla gibi değil, bir kimlik olarak görmek anlayışından kaynaklanıyor.Sanırım bu da eğitimciliğinden gelen bir olgu... Üzeyir Gündüz’ün eserlerini özellikle Millî Eğitim ve Kültür Bakanlığı yayınları arasında bulabilirsiniz. Yazarın ilk eseri olan “DeğirmendenGelen Haber” 1986 yılında basılmıştır. Son olarak yayınladığı “Falcı Kadının Tuzağı” adlı eseri 2003 tarihini taşıyor. Demek ki yazar 17 yılda 30 kadar esere imza atmış bulunuyor. Eskilerin deyişiyle “velûd” yani üretken bir sanatçı olarak karşımıza çıkıyor ÜzeyirGündüz. Bu özelliğiyle o, geniş bir okuyucu kesimince okunan uzun soluklu bir yazar kiimliğiyle öne çıkıyor. Kitaplarının kısa sürede yeni yeni baskılar yapması da bunu gösteriyor. Üzeyir Gündüz, 1950’li yıllarda -ufacık bir çocukken- okuduğu o dedim/dedili, saman yapraklı ve mürekkebi solmaya yüz tutmuş masal kitabının boyun borcunu, tam otuz kitap yazarak ödemiş bir yazarımızdır.
Kaynak : http://www.maviokul.com/10013-uzeyir-gunduz.html
|