|
|
|||||
|
|
|||||
|
2011 2012 TOYOTAnın Patronu Neden Direğe Tırmandı? dosyası indir,
2011-2012 TOYOTAnın Patronu Neden Direğe Tırmandı? çalışma kağıdı indir, 2011-2012 TOYOTAnın Patronu Neden Direğe Tırmandı? etkinliği, 2011-2012 TOYOTAnın Patronu Neden Direğe Tırmandı? ödevi, TOYOTAnın Patronu Neden Direğe Tırmandı? yazılı sorusu, TOYOTAnın Patronu Neden Direğe Tırmandı? sunusu, 2011 2012 TOYOTAnın Patronu Neden Direğe Tırmandı? değerlendirmesi indir, TOYOTAnın Patronu Neden Direğe Tırmandı? sunusu, TOYOTAnın Patronu Neden Direğe Tırmandı? çalışma sayfası, TOYOTAnın Patronu Neden Direğe Tırmandı? etkinliği, TOYOTAnın Patronu Neden Direğe Tırmandı? Hakkında bilgi, 2011-2012 TOYOTAnın Patronu Neden Direğe Tırmandı? Bundan iki yıl önce Adapazarı´´ndaki Toyota Fabrikası´´nda bir iş kazası oluyor. (Ben bu olayı yeni duyduğum için şimdi yazıyorum. Öyküyü önce bana aktarılan biçimiyle anlatacağım.) Fabrika işçilerinden biri üretim hattının yüksek direklerinden birine tırmanıyor. Kendisi için alması gereken güvenlik önlemlerine bir şekilde uymuyor ve düşüyor. Fabrikada herkesin yüreği ağzına geliyor. Genç adamın ölmesi ya da geri dönülmez biçimde sakatlanması, herkesi korkutuyor. Neyse ki korkulan olmuyor. Toyota adını taşıyan hastaneye kaldırılan işçinin ilk kontrollerinden alınan sonuç olumlu. Korkulan olmayacak. Tüm yöneticiler ve işçiler, arkadaşları adına sevindikten sonra, başka bir meseleye kafa yormaya başlarlar. Bu kaza nasıl oldu? Arkadaşları nasıl oldu da düştü ? Merkeze rapor gidince... Halbuki her soruya bir yanıt bulan atalarımız ne güzel bir laf etmişler "Kaza geliyorum demez" diye. Ama ´´ataları´´ dinleyen kim. Toyota´´cılar bu kazayı ve nedenlerini araştırıp durmuşlar. Hem de vakit kaybetmeden. Çünkü fabrika kurulurken, dünyadaki tüm Toyota fabrikalarında olduğu gibi burada da ´´sıfır kaza´´ düsturu belleklerine işlenmiş. İnsan hayatının önemi tüm çalışanlara belletilmiş. Kazayla ilgili tüm raporlar Toyota Avrupa´´ya gönderilmiş. İşte öykünün en can alıcı kısmı da burada başlıyor. Toyota Avrupa´´nın Başkanı Dr. Shuhei Toyoda, kaza raporları önüne gelir gelmez, özel uçağına atladığı gibi, soluğu Adapazarı´´ndaki fabrikada almış. Ve hiç zaman kaybetmeden hemen kazanın olduğu üniteye gelip, başlamış yukarıya tırmanmaya. Japonlar´´ın değil ama Türkler´´in hafiften nutku tutulmuş. Öyle böyle değil dünyanın en büyük patronlarından biri, hiç üşenmeden kalkıp Türkiye´´ye geliyor ve direklere tırmanıyor. ´´Sanki ben kaza geçirmişim gibi...´´ Dr. Shuhei Toyoda ise tırmanmaya kararlı çünkü; bunca güvenlik önlemine rağmen, hiç kimsenin burnunun kanamaması için bunca uğraşılmışken, neden bu kazanın olduğunu öğrenmeden geri dönmeyecek. Dr. Toyoda oradan ancak, önlemlerin yeterli olduğuna inandığında inmiş. İnmesiyle birlikte de kazayı geçiren işçiyi görmek istediğini söylemiş. Dr. Toyoda´´yı alıp kaza geçiren işçinin yattığı hastaneye götürmüşler. Dr. Toyoda işçiye geçmiş olsun dileklerini bizzat iletmiş. Ve yöneticilere şöyle bir istekte bulunmuş: "Bu arkadaşımıza benim başıma böyle bir şey gelseydi, nasıl bakacaksanız öyle bakın." Sonra yine özel uçağıyla işlerinin başına dönmüş. Nasıl bir öykü ama? Bu öyküyü dinlediğinde insanın insan olduğuna ´´sevineceği´´ geliyor. 1993 yılında yaşanan ve bir PR konusu haline dönüştürülmeyen bu öykünün gerçek olup olmadığını bizzat Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye AŞ yetkililerine sordum. Doğruladılar ve bence çok mütevazı bir dille olayı bir de onlar şöyle anlattılar: "2003 yılında fabrikamızda nadir de olsa meydana gelmiş olan bir iş kazası nedeniyle Toyota Avrupa organizasyonun başı olan Dr. Toyoda, olayı duyar duymaz tüm önceliğini bu konuya verip özel jetiyle derhal fabrikamıza gelmiş, kazanın meydana geldiği alanı gezip konu hakkında birinci elden bilgi almıştır. Dr. Toyoda kazanın meydana gelme şekli hakkında daha fazla bilgi sahibi olabilmek için bizzat kaza alanında tatbikat yaparak üzücü olayı anlamaya çalışmıştır. Dr. Toyoda, kazanın bir daha tekrar etmemesi için Toyota Türkiye üst yönetimine direktifler vermiş, uygulamaya koyulmuş olan iyileştirici tedbirleri kişisel olarak takip etmiştir. Kazada yaralanan çalışanımız ise bir süre sonra iyileşerek Toyota ailesine geri dönmüştür." Kurum kültürü bu demek Son zamanlarda ´´kurum kültürü´´, ´´müşteri memnuniyeti´´, ´´çalışanın mutluluğu´´ gibi kavramlar dillere pelesenk oldu. En büyük şirketten en küçük şirkete kadar, tüm kuruluşlar kurum kültürlerini anlatırken genellikle bu kavramları kullanıyorlar. Ama ben şimdiye değin işçisi için ´´direğe tırmanan´´ bir patron duymamıştım. Dr. Shuhei Toyoda yerel değil küresel ölçekte dev bir patron. Zengin mi zengin. O özel jetle gidemeyeceği yer, göremeyeceği güzellik, ne bileyim yapamayacağı şey yok. Haydi işinden fırsat bulamadı gezemedi diyelim, zaten ´´işi başından
|
|||||













