2011 2012 Grup kavramı dosyası indir,
2011-2012 Grup kavramı çalışma kağıdı indir,
2011-2012 Grup kavramı etkinliği,
2011-2012 Grup kavramı ödevi,
Grup kavramı yazılı sorusu,
Grup kavramı sunusu,
2011 2012 Grup kavramı değerlendirmesi indir,
Grup kavramı nedir,
Grup kavramı çalışma sayfası,
Grup kavramı etkinliği,
Grup kavramı Hakkında bilgi,
2011-2012 Grup kavramı
Grup terimi, aşağıda da göreceğimiz gibi, grubu meydana getiren bireyler arasında ilişkilerin bulunmasını ve bu ilişkilerin de düzenli ve sürekli olarak işlenmesin! gerektirir. J. Fichter bu özellikleri şöyle sıralamaktadır. 1. Görülebilirlik; grup üyeleri ve grup dışı kişiler tarafından. 2. Örgütlü olma; 3. Rol; grup üyeleri kendilerine özgü rolleri oynarlar. 4. Etkileşim; grup üyeleri daima haberleşme içindedirler. 5. Norm; grup tarafından meydana getirilen normlar grup üyelerinin rollerine ve davranışlarına etki yaparlar. 6. Değerler; üyeler ortak değerlere ve ilgilere sahiptirler. 7. Amaçlar; grup çalışması bir amaca veya birkaç amaca dönük olabilir. 8. Devamlılık; grubun belli bir süresi olması lazımdır. Bu şartlara göre grup şöyle tarif edilebilir: Belirli bir süre içinde belli hedeflere ulaşmak için rolleri oynayarak sosyal ilişkileri devam ettiren birçok kişinin meydana getirdiği topluluktur (Baysal ve Tekarslan, 1996). Günlük konuşmada kullanılan "grup" sözcüğü en genel anlamda "çoğul olmayı" belirler. Sosyal psikolojide ve sosyolojide ise grup kavramı çeşitli şekillerde tanımlanmıştır. Bu tanımlara göre, bir kalabalığın "grup" olabilmesi için ortak amaçlar, ortak normlar, kendilerine bir grup olarak hissetmeleri gibi koşullar öne sürülmüştür. Gruplar şüphesiz bu özellikleri göstermekle beraber, bir topluluğun grup olabilmesi için gereken en az koşul acaba hangisidir ? Bu soruya cevabımız "etkileşim" olacaktır. Buna göre grup "etkileşim halinde olan birden fazla insan" anlamını taşır. Etkileşim halinde olmak için, sadece birbirinin varlığından haberdar olmak bile yeterlidir. Otobüste karşılıklı oturan iki kişiden birinin diğerini dikkatle incelemesi, incelenen kimsenin de bunun farkında olması halinde bu iki kişi etkileşim içindedir. Çünkü her ikisinin de davranışı, diğerinin orada bulunmasıyla etkilenmiştir. Bu örnekteki grup, şüphesiz, grup kavramının çok hafif bir şekilde kullanımıdır. Bu tür bir grup geçicidir. Üyelerin ortak özellikleri ve amaçları çok sınırlıdır. Ama gene de etkileşim söz konuşu olduğu sürece bu iki kişilik topluluğa grup diyebiliriz. Böyle en basit düzeydeki etkileşimin bir grup yarattığı fikri başka araştırmacılar tarafından da benimsenmiştir. Sosyolog Goffrnan da bu en basit ve geçici grupları gözlem yoluyla inceleyerek bir kitap yazmıştır. Sosyologların ve özellikle sosyal psikologların ilgilendikleri ve üstünde en çok araştırma yaptıkları gruplar küçük gruplardır. Bu konuda son 30 yıl içinde çok fazla sayıda araştırma yapıldığım görüyoruz (Kağıtçıbaşı, 1979). Tek yönlü bir etkileşim grup olgusunun doğmasında yeterli değildir. Bir grubun varlığından söz edebilmek için bu etkileşim çerçevesinde bazı değer norm ve ideolojilerin geniş alanda özel bir duygusal ortamın ve birleştirici manevi öğelerin var olması gerekir. Bu nedenle grup tesadüfen bir araya gelmiş insanlardan farklı bir birleşmedir. Tıpkı otobüste, birlikte seyahat edenler gibi. Grup, kategori kavramından da farklılık taşır. Yani birbirleriyle hiç konuşmayan ancak ortak karakteristikleri olan insanlar da bir grup değildir. Tıpkı yaş, ırk ya da cinsiyet gibi. Birçok toplumbilimci Merton´un standart toplumsal grup tanımı üzerinde birleşirler. Bu tanıma göre grup, birden fazla sayıda insanın kendileri ve başkaları tarafından grup olarak nitelendirilmeleri açısından önemlidir. Grubu oluşturan insanlar kendilerim bir grup olarak nitelendirmedikleri sürece bu topluluğu grup olarak düşünemeyiz. O halde kişilerin grup oluşturduklarının bilincinde olmaları da, gruplaşma sürecinde önemli bir faktördür. Grupların oluşmasında mekansal yakınlıkta önemlidir. Örneğin, arkadaş grupları genellikle aynı mahalle ya da komşu çocuklarında oluşur. Zamanla mekansal yakınlık önemini kaybeder ve davranışlardaki benzerlikler önem kazanır. Örneğin, okullarda kurulan çadırlar bu şekilde ortak davranışlar gösteren kimselerden oluşur. Aynı şekilde insanlar kendileri gibi olan, benzer özellikler gösteren ve birbirlerinin ilgilerim çekmeleri nedeniyle de bir araya gelip bir grup oluşturabilirler (Özkalp, 1994). Grup Ayrımı Grupları sınıflama dayanağına göre çeşitli şekillerde sınırlayabiliriz. 1. Biçimsel ve Biçimsel Olmayan Gruplar Böylece biçimsel grup, "yasal ve biçimsel yetke alımda, belirli bir sonuca ulaşmak ya da verilen görevleri yerine getirmek amacıyla kurulmuş olan grup" diye tarif edilebilir. Biçimsel olmayan gruplar küçük gruplar ve "klikler" anlamında da kullanılmaktadır. Dalton büyük gruplarda üç değişik tür klik belirlemektedir. Yatay, dikey ve rastgele (random) klikler. Yatay klikler aynı düzeyde ya da aynı alanda faaliyet gösteren üyeleri içerir. Dikey klik belirli bir alan ya da departmandaki değişik düzeylerden kişileri içerir. Rastgele klikler çeşitli alan ya da departmanların üyelerinden oluşurlar. 2. Birincil ve İkincil Gruplar Birincil grubu niteleyen en temel özellik, dolaysız ilişkiler, yani bir hiyerarşi aracılığıyla sağlanan ilişkilerin tersine, yüz yüze (face to face) ilişkilerden oluşmasıdır. İkincil gruplarda ise ilişkiler zihinsel, ussal - rasyonel ve sözleşmeli olur. ilişkiler formel ve açıkça tanımlanmış sorumluluklarla kişisel olmama eğilimindedir. 3. Üyelik ve Danışma Grupları Bir bireyin gruba üye olup olmamasına bağlı olarak gruplar üyelik ve danışma grupları olarak da sınıflandırılmıştır. Danışma yerine ´´başvuru" veya "referans" grupları da denmektedir. Bir birey çoğu kez birden fazla grubun üyesidir. Örneğin, bir ailenin ferdi, bir okulun mezunu, bir işletmenin mensubu olabilir ve bu gruplarda aktif bir görev ya da pasif bir üye rolü oynayabilir. Onun için üyelik grupları kişilerin halen üyesi bulundukları ve içinde faaliyette oldukları gruplardır. Kişiler Niçin Gruba Katılırlar ? Kişiler daima bir grubun parçası, üyesi olmak isterler. Çünkü birtakım ihtiyaçları bir grup üyesi olarak, diğer herhangi bir şekilden daha iyi karşılanır. Her ne kadar bir kişi gruba katıldığı zaman elde etmek istediği şeyin ne olduğunu kesin olarak bilemezse de, böyle hareket etmesinin bir ya da karmaşık bazı nedenleri vardır. Hatta bu nedenler kişinin ifade ettiklerinden çok daha başkadır. Belki de kişi bu nedenleri bilmemektedir ya da ifade etmek istediklerim tam bir açıklığa kavuşturamamaktadır. Yeni fikirlerin Yaratılması Bakımından Grup: Bir sorunun çözümünde bireyin veya bir grubun yaratıcılığı sorunun çözüm üne ait meydana getirilen fikirlerin miktarı ile ölçülür. Gurup içindeki üyeler ararsında meydana gelen etkileşimin karşılıklı dayanışmaya yol açması grup üyelerinin devamlı karşılıklı olarak açıkladıkları fikirlerle yeni fikirlere motive edilmesi şeklinde olur. Gruptaki bu davranışın meydana gelmemesi tehlikesi "ikinci çözüm" ve "brainstorming" metodlan ile giderilir. Grupların Rizikolu Davranışı ve Grup Baskısı Grupların bireyin karar davranışı üzerine olan önemli etkilerinden biri riske girme (risky shift) ile ilgilidir. Bireyler çoğu defa başarılma olasılığı çok düşük ama başarıldığında kazancı büyük bir seçenek ile başarılma olasılığı yüksek fakat kazancı düşük bir seçenek arasından birim seçmek durumu ile karşılaşırlar. Burada riskli bir tercih söz konusudur. "Grup Düşünme" Etkisi Karar alma sürecine katılan bireylerin tümü, ilke olarak, makul bireylerdir. Yani belirli bir sorun konusunda en iyi çözümü seçme kapasitesinde olan kişilerdir. Fakat, çoğu kez tümünün ortak kararı, bir kişinin kararından kötü olmaktadır. Daha açıkçası grup halinde karar alma, bundan beklenen avantajları artırma, korkulan sakıncaları en aza indirgeme sonucuna yol açmamaktadır. Bir başka deyişle, bunun "irrasyonel" olduğu görülmektedir. Rasyonel bireylerin, birlikte, rasyonel olmayan bir karar almaları şaşırtıcıdır (Baysal ve Tekarslan, 1996).
Kaynak : http://www.maviokul.com/924-grup-kavrami.html
|