Top Stories

Grid List

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), özel okullarda öğrenim görecek öğrencilere verilecek eğitim öğretim desteği için başvurular dün sonlandı.Sonuçlar 3 Eylül (Bugün) açıklandı.
 
23.07.2015 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2015-2016 Eğitim ve Öğretim Yılında Özel Okullarda Öğrenim Görecek Öğrenciler İçin Eğitim ve Öğretim Desteği Verilmesine İlişkin Tebliğ’de yer alan okul türlerine göre toplam 230.000 öğrenciye 2015-2016 eğitim öğretim yılında geçerli olmak üzere eğitim ve öğretim desteği verilmiştir.
 
 
 
Eğitim ve öğretim desteği verilecek okul türleri, destek tutarları ve destek verilecek öğrenci sayıları aşağıdaki tabloda verilmiştir.
 
 
Eğitim ve öğretim desteği için özel okullarımızın ve öğrencilerimizin başvuru süreci 10 Ağustos 2015 tarihinde başlamış olup 2 Eylül 2015 tarihi itibarıyla son bulmuştur.
 
Bu kapsamda 6.778 özel okulumuz başvuruları neticesinde eğitim ve öğretim desteği kapsamına alınmış, 661.233 öğrencimiz de eğitim ve öğretim desteği için başvuru işlemlerini tamamlamıştır.
 
Okul öncesinde 77.616, ilkokulda 125.128, ortaokulda 161.335, ortaöğretimde 297.154 öğrencimiz başvuru işlemini gerçekleştirmiştir.
3 Eylül 2015 tarihi itibariyle özel okul tercihi yapacak öğrencilerin puanları Bakanlığımızın http://ookgm.meb.gov.tr  ve http://meb.gov.tr/ internet adreslerinde ilan edilmiştir. 4-10 Eylül 2015 tarihleri arasında ise öğrencilerimiz eğitim ve öğretim desteği kapsamında yerleşmek istedikleri özel okulları tercih edeceklerdir.
 
11 Eylül 2015 tarihinde yerleştirme sonuçlarının ilanından sonra teşvik kapsamında özel okula yerleşen öğrencilerimiz 14-21 Eylül 2015 tarihleri arasında kayıt işlemlerini tamamlayacaklardır. Kontenjanların boş kalması durumunda tercih işlemi yapan öğrencilerimiz içerisinden 22 Eylül 2015 tarihinde ek yerleştirme sonuçları ilan edilecek ve bu öğrencilerimizin kayıt işlemleri 22-30 Eylül 2015 tarihleri arasında yapılacaktır.

ÖZEL OKUL TEŞVİK PRİMİNE REKOR BAŞVURU

Geçtiğimiz yıllarda başlayan özel okullara teşvik yardımı projesi kapsamında bu yılda başvurular rekor düzeye ulaştı. Bu yıl en büyük ilgi ise lise öğrencileri tarafından geldi. Teşvik almaya hak kazanan öğrenciler 3 Eylül’de ilan edilecek. Bu öğrencilerin tercih işlemleri ise 4-10 Eylül'de alınacak.

600 BİNDEN FAZLA MÜRACAAT

Milli Eğitim Bakanlığı 230 bin öğrenciye verilecek teşvik primi için 600 binden fazla kişinin müracaat ettiğini açıkladı.

Eğitim ve öğretim desteği kapsamındaki özel ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim okulları güncel bina kontenjanlarının yüzde 50'sine kadar, okul öncesi kurumlarda ise güncel bina kontenjanlarının yüzde 40'ına kadar eğitim ve öğretim destekli öğrenci nakli alabilecek.
 

Milliyet

Milli Eğitim Bakanlığı, 37 bin öğretmen kadrosuna atama için 4-10 Eylül'de başvuru alacak, 15 Eylül'de atamaları gerçekleştirecek.

MEB hangi branşa, kaç atama yapılcağını da belirledi. En çok kontenjan sınıf öğretmenliğine ayrıldı.

ATAMA YAPILACAK ALANLAR İLE BAŞVURUYA ESAS OLACAK TABAN PUAN VE KONTENJAN LİSTESİ (2015 EYLÜL )

SN KOD ALAN ADI

Taban

Puan İlk Atama

Yeniden Atama ve Kurumlar arası

Yeniden Atama Milli Sporcu

TOPLAM

1

7028 Adalet

50

20

1

 

21

2

7030 Aile ve Tüketici Hizmetleri

50

24

1

 

25

3

2246 Almanca

50

194

1

 

195

4

7092 Arapça

50

327

3

 

330

5

4933 Bahçecilik

50

15

1

 

16

6

2265 Beden Eğitimi

50

1.176

12

117

1.305

7

1119 Bilişim Teknolojileri

50

859

8

 

867

8

1123 Biyoloji

50

1.088

10

 

1.098

9

4935 Biyomedikal Cihaz Teknolojileri

50

4

1

 

5

10

1963 Büro Yönetimi

50

56

1

 

57

11

1207 Coğrafya

50

321

3

 

324

12

4927 Çince

50

2

1

 

3

13

4936 Çocuk Gelişimi ve Eğitimi

50

154

1

 

155

14

7032 Denizcilik/Gemi Makineleri

50

3

1

 

4

15

7031 Denizcilik/Gemi Yönetimi ve Kaptanlığı

50

25

1

 

26

16

1245 Din Kült. ve Ahl.Bil.

50

3.789

30

 

3.819

17

4942 Eğlence Hizmetleri

50

11

1

 

12

18

7035 El San.Tek./El Sanatları

50

122

1

 

123

19

7036 El San.Tek./Nakış

50

150

1

 

151

20

7037 Elektrik-Elektronik Tek./Elektrik

50

49

1

 

50

21

7038 Elektrik-Elektronik Tek./Elektronik

50

103

1

 

104

22

7039 Endüstriyel Otomasyon Teknolojileri

50

16

1

 

17

23

1371 Felsefe

50

209

2

 

211

24

1386 Fen Bilimleri/Fen ve Teknoloji

50

1.521

14

 

1.535

25

1390 Fizik

50

507

5

 

512

26

1417 Fransızca

50

17

1

 

18

27

4951 Gazetecilik

50

2

1

 

3

28

7040 Gemi Yapımı/Çelik Gemi Yapımı

50

3

1

 

4

29

7041 Gemi Yapımı/Gemi Tesisatı

50

1

0

 

1

30

7043 Gemi Yapımı/Tekne ve Yat Yapımı

50

6

1

 

7

31

7044 Gıda Teknolojisi

50

40

1

 

41

32

4954 Giyim Üretim Teknolojisi

50

149

1

 

150

33

7102 Görsel Sanatlar

50

563

5

 

568

34

7046 Grafik ve Fotoğraf/Fotoğraf

50

22

1

 

23

35

7045 Grafik ve Fotoğraf/Grafik

50

51

1

 

52

36

4957 Güzellik ve Saç Bakım Hizmetler

50

17

1

 

18

37

4958 Halkla İlişkiler ve Organizasyon Hizmetleri

50

48

1

 

49

38

7098 Harita-Tapu-Kadastro/Harita-Tapu-Kadastro Hukuk

50

8

1

 

9

39

7097 Harita-Tapu-Kadastro/Harita-Tapu-Kadastro Tekniği

50

54

1

 

55

40

4959 Hasta ve Yaşlı Hizmetleri

50

86

1

 

87

41

7048 Hayvan Sağlığı

50

2

1

 

3

42

7099 Hayvan Yetiştiriciliği

50

4

1

 

5

43

1230 İ.H.L. Meslek Dersleri

50

710

7

 

717

44

1715 İlköğretim Matematik Öğr.

50

2.552

22

 

2.574

45

1524 İngilizce

50

3.934

30

 

3.964

46

7050 İnşaat Tek./Yapı Dekorasyon

50

7

1

 

8

47

7049 İnşaat Tek./Yapı Tasarımı

50

32

1

 

33

48

4899 İspanyolca

50

1

1

 

2

49

1627 Kimya/Kimya Teknolojisi

50

582

5

 

587

50

4967 Konaklama ve Seyahat Hizmetleri

50

31

1

 

32

51

4968 Kuyumculuk Teknolojisi

50

49

1

 

50

52

7096 Laboratuvar Hizmetleri

50

5

1

 

6

53

7056 Makine Tek./Makine Model

50

3

1

 

4

54

7055 Makine Tek./Makine Ressamlığı

50

3

1

 

4

55

7054 Makine Tek./Makine ve Kalıp

50

75

1

 

76

56

1700 Matbaa

50

1

1

 

2

 

SN KOD ALAN ADI

Taban

Puan İlk Atama

Yeniden Atama ve Kurumlar arası

Yeniden Atama Milli Sporcu

TOPLAM

57

2353 Matematik

50

1.322

12

 

1.334

58

4972 Metal Teknolojisi

50

40

1

 

41

59

7104 Metalurji Teknolojisi

50

1

0

 

1

60

7095 Mobilya ve İç Mekan Tasarımı

50

43

1

 

44

61

4975 Motorlu Araçlar Teknolojisi

50

50

2

 

52

62

4976 Muhasebe ve Finansman

50

100

1

 

101

63

1822 Müzik

50

693

7

 

700

64

4977 Müzik Aletleri Yapımı

50

1

1

 

2

65

4439 Okul Öncesi Öğrt

50

2.072

18

 

2.090

66

7106 Özel Eğitim

50

1.579

14

 

1.593

67

4978 Pazarlama ve Perakende

50

24

1

 

25

68

4979 Plastik Teknolojisi

50

4

1

 

5

69

2368 Psikoloji

50

4

1

 

5

70

2838 Radyo-Televizyon

50

17

1

 

18

71

7062 Ray.Sis.Tek./Ray.Sis.İnşaat

50

1

1

 

2

72

7063 Ray.Sis.Tek./Ray.Sis.Makine

50

2

1

 

3

73

7103 Rehberlik

50

1.427

13

 

1.440

74

4883 Rusça

50

6

1

 

7

75

4901 Sağlık Bilgisi

50

19

1

 

20

76

7088 Sağlık/Acil Sağlık Hizmetleri

50

24

1

 

25

77

7074 Sağlık/Hemşirelik

50

58

1

 

59

78

7072 Sağlık/Ortopedik Protez-Ortez

50

1

1

 

2

79

7089 Sağlık/Sağlık Hizmetleri Sekreterliği.

50

11

1

 

12

80

1959 Sanat Tarihi

50

9

1

 

10

81

7077 Sanat ve Tasarım/Dekoratif Sanatlar

50

4

1

 

5

82

7075 Sanat ve Tasarım/İç Mekan Dekorasyon

50

3

1

 

4

83

7076 Sanat ve Tasarım/Plastik Sanatlar

50

1

0

 

1

84

4996 Seramik ve Cam Teknolojisi

50

27

1

 

28

85

2403 Sınıf Öğretmenliği

50

4.157

32

 

4.189

86

2510 Sosyal Bilgiler

50

988

9

 

997

87

7079 Tarım Tek./Bahçe Peyzaj

50

2

1

 

3

88

7078 Tarım Tek./Bahçe ve Tarla Bitkileri

50

16

1

 

17

89

7080 Tarım Tek./Tarım Makineleri

50

5

1

 

6

90

2036 Tarih

50

309

3

 

312

91

7101 Tasarım Teknolojileri

50

1

1

 

2

92

4900 Teknoloji ve Tasarım

50

300

3

 

303

93

7081 Tekstil Tek./Tekstil

50

39

1

 

40

94

7084 Tekstil Tek./Tekstil Terbiye

50

1

1

 

2

95

7105 Tekstil Teknolojisi/Trikotaj

50

29

1

 

30

96

4988 Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme

50

66

1

 

67

97

1283 Türk Dili ve Edebiyatı

50

1.077

10

 

1.087

98

2143 Türkçe

50

1.957

17

 

1.974

99

7087 Uçak Bakım/Uçak Gövde-Motor

50

3

1

 

4

100

7086 Uçak Bakımı/Uçak Elektroniği

50

3

1

 

4

101

4991 Ulaştırma Hizmetleri

50

85

1

 

86

102

7107 Yaşayan Diller ve Lehçeler( Kürtçe - Kurmançi)

50

11

1

 

12

103

7108 Yaşayan Diller ve Lehçeler( Kürtçe - Zazaki)

50

1

0

 

1

104

7100 Yenilenebilir Enerji Teknolojileri

50

6

1

 

7

105

4992 Yiyecek İçecek Hizmetleri

50

110

1

 

111

Genel Toplam

 

36.512

371

117

37.000

7 Haziran sonrasında bir koalisyon kurulamaması ve Anayasa'nın 116. maddesi gereğince kurulması zorunlu olan geçici Bakanlar Kurulunda, MHP'den Türkeş'in yanı sıra, HDP'den iki Bakan da yer aldı.

Oluşan koalisyon hükümetinden dolayı, Başbakanlık, istisnalar dışındaki tüm atamaları  durdurdu.

KAPSAM DIŞI OLAN KURUMLAR

Aşağıdaki kamu kurumları bir anlamda özerk olduğu için, atamaların durdurulması işleminden istisna tutulmuştur. Belediyeler bu kurumlardan birisidir.

Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, 
Türkiye Büyük Millet Meclisi İdari Teşkilatı, 
Anayasa Mahkemesi,
hakim ve savcı adaylarının atanmaları yönünden ilgisine göre Adalet Bakanlığı veya Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu, 
Sayıştay Başkanlığı,
Kamu Denetçiliği Kurumu, 
Milli İstihbarat Teşkilatı,
il özel idareleri ve belediyeler ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler

HANGİ ATAMALAR DURDURULDU?

İstisnalar dışındaki, her statüdeki, tüm açıktan atama ve naklen atamalar durdurulmuştur. Özellikle naklen atamalar önemlidir. Zira A kurumundan B kurumuna nakil işlemleri durdurulmuştur.

ATAMALARIN DURDURULMADIĞI HALLER

- Merkezi yerleştirmeyle yapılan KPSS atamaları durdurulmamıştır. Bu atamalar, ÖSYM tarafından yürütülen merkezi tercihler sonrasında yapılacak atamaları kapsamaktadır.

- Sadece, ÖSYM'nin yapacağı merkezi KPSS tercih işlemleri sonucu yapılacak atamalar istisna tutulduğu için, diğer KPSS puanına dayalı 4/B'li, işçi, memur alımları durdurulmuştur. Bu şekilde alım yapmak isteyen kamu kurumlarının, Başbakanlıktan izin alması gerekecektir. Örneğin VDK'nın vergi müfettiş yardımcısı alabilmesi için, Başbakanlıktan izin alması gerekecektir.

- Profesör ve doçent alımları dışındaki tüm akademik personel alımları durdurulmuştur. Genelgeye yardımcı doçent, araştırma görevlisi gibi diğer akademik unvanlar yazılmadığı için profesör ve doçent dışındaki tüm akademik personel alımlarında, Başbakanlıktan izin alınması gerekecektir.

- Her statüdeki alım durdurulmuştur. Yani işçi, sözleşmeli, geçici, memur tüm statülerde alımlar, istisnalar dışında durdurulmuştur.

- Mükteseben yapılacak derece terfileri ve görevde yükselme sınavı sonucunda yapılacak atamalar istisna tutulmuş ancak unvan değişikliği sınavı istisna tutulmamıştır. Ayrıca sadece GY sınav nedeniyle yapılacak atamalar istisna tutulmuştur. Bu nedenle sınava dayanmayan görevde yükselme niteliğindeki atamalar için Başbakanlıktan izin alınması gerekecektir. Örneğin daha önce şube müdürlüğü yapmış birisinin müktesep hakkı diye başka bir şube müdürlüğüne ataması yapılamayacaktır.

- Eş durumu ve mazeret nedeniyle yapılacak naklen atamalar dışındaki tüm nakil işlemleri durdurulmuştur.

- Zorunlu yer değiştirmeye tabi atamalar, istisna olarak belirtilmiştir. Bu düzenleme, özellikle bölgelerde belirli sürelerle görev yapmak zorunda olan kamu personelinin nakil işlemlerini kapsamaktadır.

İLK KEZ VEKALATEN ATAMA DA DURDURULUYOR

Başbakanlık Genelgesiyle ilk kez, Daire Başkanı ve üstü kadrolar için vekalet, yürütme ve tedvir dahil tüm görevlendirmelere de sınır getirilmiş ve bu atamalar da 2. bir emra kadar durdurulmuştur.

YURTDIŞI GEÇİCİ GÖREVLENDİRMELER DE DURDURULDU

Başbakanlık Genelgesiyle durdurulan bir diğer işlem de yurtdışı geçici görevlendirmeler oldu. Bu tür görevlendirmeler için Başbakanlıktan izin alınacaktır.

Genelge'nin tam metni için tıklayınız.

Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin, "Yeni eğitim öğretim dönemiyle öğrencilerimize, dershanelerden aldıkları eğitimden çok daha nitelikli ve kaliteli bir eğitimi, etkin bir şekilde faaliyete devam edecek olan takviye kursları aracılığıyla okullarımızda vereceğiz" dedi.

 

Tekin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı Örgün ve Yaygın Eğitimi Destekleme Yönergesi kapsamında ortaokul ve ortaöğretim kurumlarında Destekleme ve Yetiştirme kurslarının geçen yıl ekim ayından itibaren açıldığını, mezunlara ise halk eğitim merkezlerinde takviye kursu verildiğini belirtti.

 

Örgün ve yaygın eğitim kurumlarında, Ekim 2014'ten itibaren 18 bin 290 okulda açılan 179 bin 306 kursa, 2 milyon 687 bin 946 öğrencinin devam ettiğini ve kurslarda 12 bin 284 öğretmenin de görev aldığını bildiren Tekin, kursların herhangi bir derse yönelik olmadığının altını çizdi.

 

Kurslarda, aynı zamanda kültürel, sanatsal ve sportif alanlardaki yeteneklerin geliştirileceği programların bulunduğunu ifade eden Tekin, öğrencilerin herhangi bir dersten yeterli kişi sayısı oluştuğunda kurs açılmasını talep edebileceğini söyledi.

 

Eğitim öğretim yılının başında takviye kurslarının etkin bir şekilde faaliyete geçeceğini kaydeden Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

"Takviye kurslarına ilişkin e-kurs modülü hazırladık. Modül okullar açılmadan hizmete sunulacak. Çocuklarımız o modül üzerinden takviye kurslarına başvuracak. Örneğin, 9. sınıf beden eğitimi dersinden veya herhangi bir dersten 'takviye kursu istiyorum' diyecek. Aynı şekilde kurs açmak isteyen öğretmenlerimiz de 'takviye kurslarına katılmak istiyorum ve kurs vermek istiyorum' şeklinde modülde kendilerine tanımlanan alanlardan başvurularını yapacak.

 

Bilindiği üzere bu kurslara destek olan öğretmenlerimize bazı ayrıcalıklar tanıdık. Bu kurslar kapsamındaki ek ders ücreti hesaplamaları iki kat olacak, bir yıl boyunca kurs vermeye devam eden öğretmenlerimizin hizmet puanları yüzde elli fazlasıyla hesap edilecek ve öğretmenlerimiz sadece kendi okullarında değil talep olması halinde başka okullarımızda da kurs verebilecek.

 

Velilerimiz de modül üzerinden çocuklarının hangi okulda kurs aldığını, öğretmeninin adını ve bilgelerini görebilecek, takviye kurslarına devam edip etmediğini, hangi hafta ve hangi gün hangi ünite ve konuyu işlediklerini ya da işleyeceklerini kurslarda yapılan değerlendirme sınavlarındaki sonuçlarını, bu kurslarda ne kadar gelişim kaydettiğini izleyebilecekler. Böyle bir modül oluşmuş durumda. Yakın bir zamanda, eylül ayının başı itibarıyla faaliyete geçecek."

 

Tekin, okul ve ilçe müdürlüklerinin koordinesinde başvuruların eşleştirileceğini ve istisnasız kurs merkezi kabul edilen bütün okullarda, hem öğrenci hem öğretmen talebi olması halinde kursların açılacağını söyledi.

 

Dershanelerin, faaliyetlerinin 1 Eylül itibarıyla sona ereceğini anımsatan Tekin, dershanelerde, öğrencilere paket program sunulduğunu, veli veya öğrencilere tercih şansının bulunmadığını dile getirdi.

 

Dershanelerde ne tür bir eğitim verildiği, hangi konuların ne sıklıkta hangi müfredata uygun işlendiğine dair ellerinde veri olmadığına işaret eden Tekin, "Şimdi veli, öğrenci herhangi bir kursa başvurduğu zaman, eğitim öğretim yılı içerisinde kaç saat ders alacak, hangi hafta, hangi konuyu kaç saat işleyecek, en küçük detayına kadar bilecek" diye konuştu.

 

Özel hukuk sözleşmesine uygun bir biçimde velinin, ne tür bir hizmet satın aldığını, ne tür bir sözleşmenin altına imza attığını ve karşılığında ne tür hizmet alacağını önceden bileceğini aktaran Tekin, öğrencilerin, okuldaki takviye kurslarından memnun olmaması halinde programları Talim Terbiye Kurulu Başkanlığınca onaylanmış olan ve Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünden izin alarak kurulan özel öğretim kurslarına devam edebileceğine dikkati çekti.

 

- Velilerin parası cebinde kalacak

 

Öğrencilerin bazı dersleri okuldaki takviye kurslarından bazı dersleri de özel öğretim kurslarından alabileceğinin altını çizen Tekin, şunları kaydetti:

 

"Böyle bir seçme özgürlüğü oluşturmuş olduk. Takviye kurslarıyla birlikte özel öğretim kurslarının da yeni öğretim yılı başından itibaren etkin ve faal bir biçimde hizmet etmesini sağlayacak tüm tedbirleri alıyoruz. Açtığımız takviye kurslarıyla çocuğunu dershaneye gönderen velilerin, hem dershaneye verdikleri para ceplerinde kalacak hem de dershanelere para vererek aldıkları hizmetten daha nitelikli eğitim hizmetini okullarımızda vereceğiz. Vatandaşlarımız, velilerimizin, öğrencilerimizin tedirgin olmasını gerektirecek hiçbir şey yok. Yeni eğitim öğretim dönemiyle öğrencilerimize, dershanelerden aldıkları eğitimden çok daha nitelikli ve kaliteli bir eğitimi, etkin bir şekilde faaliyete devam edecek olan takviye kursları aracılığıyla okullarımızda vereceğiz."

 

Tekin, e-kurs modülüne ilişkin il müdürleriyle toplantılar gerçekleştirdiklerini belirterek, kurslarda örgün ve yaygın eğitimle ilgili okutulabilecek dersler ve haftalık ders saatlerine ilişkin çizelgelerini de oluşturulduğunu bildirdi.

 

Takviye kurslarının okul derslerine ve müfredatına yardımcı olmak üzere tasarlandığını ifade eden Tekin, ÖSYM ile üniversite sınav kapsamının okul müfredatı ve kazanımları çerçevesinde olması ve soru hazırlama havuzunda lise öğretmenlerinin de bulunması konusunda uzlaşıldığını kaydetti.

Her yıl öğretmenlerin eğitim öğretim yılına hazırlanmaları amacı ile ödenen eğitime hazırlık ödeneği ne zaman ödenecek;
Toplu sözleşme masasında öğretmenlerin aldığı eğitime hazırlık ödeneği 3 yıl içi belirlenmişti. Buna göre öğretmenler, eğitim tazminatı olarak 2014-2015 yılı için 850 Türk Lirası Almıştı. Eğitime hazırlık ödeneği 2015-2016 için 950 TL olacak. Bu para Eylül ayının son haftasından itibaren banka hesaplarına yatar.Bu yardım 1. dönem başında %100, 1. dönem ortasında %75, 2. dönem başında ise %50 olarak ödenir. Yani Şubat ayında atanan ve 2. dönemde göreve başlayacak öğretmen arkadaşlarımız kırtasiye yardımını %50 olarak alacaklardır.


MEB okulların açılış tarihinin ertelenmesi ile beraber yapmış olduğu basın açıklamasına konu ile ilgili olarak açıklık getirdi. "Öğretmenlerimizin her eğitim öğretim döneminin başlangıcında aldığı eğitim öğretime hazırlık ödeneğine ilişkin takvimde herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Söz konusu ödenek bayram öncesi öğretmenlerimize ödenecektir." açıklamasında bulundu.

Resmi Gazete

Sayı : 29459 (3. Mükerrer)

YÖNETMELİK

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığından:

MESLEK YÜKSEKOKULLARI VE AÇIKÖĞRETİM ÖN LİSANS PROGRAMLARI MEZUNLARININ LİSANS ÖĞRENİMİNE DEVAMLARI HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

MADDE 1 - 19/2/2002 tarihli ve 24676 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Meslek Yüksekokulları ve Açıköğretim Ön Lisans Programları Mezunlarının Lisans Öğrenimine Devamları Hakkında Yönetmeliğin 5 inci maddesinin üçüncü cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Meslek yüksekokulu ve açıköğretim ön lisans mezunlarından örgün öğretim ve açıköğretimlisans programlarına dikey geçiş yapmak üzere başvurma şartlarını taşıyanlar için hangi lisans programlarının açılacağı, açılacak lisans programlarına meslek yüksekokulları ve açıköğretimin hangi programını bitirenlerin başvurabileceği, bu programların kontenjanları ve programlara yapılacak yerleştirmede kullanılacak puan türleri, dikey geçiş yapılacak üniversitelerin görüş ve önerileri de dikkate alınarak Yükseköğretim Kurulunca belirlenir ve ilan edilir."

ÖNCEKİ DÜZENLEME

Madde 5 - Meslek yüksekokulları ile açıköğretim ön lisans programlarından mezun olanların, bitirdikleri alanların devamı niteliğindeki lisans programlarına dikey geçiş yapmaları amacı ile lisans programlarında kontenjan ayrılır. Bu kontenjanlar, sınavsız olarak meslek yüksekokulları programlarına devam ederek mezun olan öğrencilerin yüzde onundan az olmaz. Meslek yüksekokulu ve açıköğretim ön lisans mezunlarından örgün öğretim lisans programlarına dikey geçiş yapmak üzere başvurma şartlarını taşıyanlar için hangi lisans programlarının açılacağı, açılacak lisans programlarına meslek yüksekokulları ve açıköğretimin hangi programını bitirenlerin başvurabileceği, bu programların kontenjanları ve programlara yapılacak yerleştirmede kullanılacak puan türleri, dikey geçiş yapılacak üniversitelerin görüş ve önerileri de dikkate alınarak Yükseköğretim Kurulunca belirlenir ve ilan edilir.

MADDE 2 - Aynı Yönetmeliğin 10 uncu maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILAN MADDE

Meslek yüksekokulu mezunları ile açıköğretim önlisans programlarından mezun olanlardan, kendi alanlarındaki kontenjan sınırlaması olmayan açıköğretim lisans programlarına devam etmek isteyenler için 7 nci madde uygulanmaz. Bu adaylar, kendi alanlarındaki açıköğretim lisans programlarına doğrudan kayıt hakkı elde ederler. Öğrenciler ilgili üniversitenin öğretim ve sınav yönetmeliğine tabi olup, askerlik tecil işlemleri hariç tüm öğrencilik haklarından yararlanırlar. Meslek yüksekokulu ile açıköğretim önlisans programlarında hangi programlardan mezun olanların hangi açıköğretim lisans programına başvuru yapabileceği üniversitelerin önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından karara bağlanarak, öğrencilerin bu bilgilere ulaşabilecekleri üniversitelerin internet sitesine ilişkin bilgiler Dikey Geçiş Sınavı Kılavuzunda belirtilir. Açıköğretim lisans programlarına başvuru ve kayıt koşulları programı yürüten ilgili üniversite tarafından belirlenerek adaylara duyurulur.

MADDE 3 - Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki geçici 2 nci madde eklenmiştir.

"GEÇİCİ MADDE 2 - Açıköğretim ve meslek yüksekokullarının ön lisans programlarından mezun olanlardan Anadolu Üniversitesinin kontenjan sınırlaması bulunmayıp sonradan kontenjan sınırlaması getirilen kendi alanlarındaki açıköğretim lisans programlarına 2015 yılında yapılacak yerleştirmelerde 20/5/2015 tarihinde kabul edilen Dikey Geçiş Sınav Kılavuzu hükümleri uygulanır."

MADDE 4 - Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 5 - Bu Yönetmelik hükümlerini Yükseköğretim Kurulu Başkanı yürütür.

Panoya Asılacak Güzel Sözler

PANOLARA ASILACAK GÜZEL SÖZLER

•İnsanların saygı ve şerefinin, itaat ve uyumunun kendinden maddeten değil, manen yüksek olanlar için gösterilmesi insan ruhunun gereklerindendir. Atatürk
•Saygı düzenin anahtarıdır. Atatürk
•Saygı ve sevgi büyüklerle küçükler arasındaki uçurumu yok eden bir köprüdür.
•Oğul ! Ananı, Atanı say ! Bereket büyüklerle beraberdir. (Osman Gazi)
•Gençlerin pek çoğu kabalıklarını tabiilik zannederler (La ROchefoucault)
•Hiç kimse sizin izniniz olmada sizi küçük hissettiremez. (E. Roosevelt)
•En insani davranış, bir insanın utanılacak duruma düşmesini önlemektir. (Nietsche)
•Büyüklere saygı hem dini hem de insani bir görevdir.
•Çocuklara, saygıyı öğretmenin en iyi yolu: onlara saygı göstermektir.
•Ana babanı sayarsan, oğlundan da saygı görürsün.

Kırlangıç ve Adam

KIRLANGIÇ VE ADAM
Kırlangıçın biri, bir adama aşık olmuş.Pencerenin önüne konmuş,bütün cesaretini toplamış,röleli tüylerini kabartmış,güzel durduğuna ikna olduktan sonra küçük sevimli gagasıyla cama vurmuş.Tık..tık..tık..Adam cama bakmış.
Ama içeride kendi işleriyle uğraşıyormuş.Biraz meşgulmuş! Kimmiş onu işinden alıkoyan? Minik bir kırlangıç! Heyecanlı kırlangıç, telaşını bastırmaya çalışarak, deriiiinn bir nefes almış, şirin gagasını açmış, sözcükler dökülmeye başlamış.
`-Hey adam!Ben seni seviyorum.Nedenini,niçinini sorma.Uzun zamandır seni izliyorum.Bugün cesaret buldum konuşmaya.Lütfen pencereyi aç ve beni içeri al.Birlikte yaşayalım`.
Adam birden parlamış.
`-Yok daha neler? Durduk yerde sende nerden çıktın şimdi? Olmaz, alamam` demiş.
Gerekçeside pek sersemceymiş. `Sen bir kuşsun! Hiç kuş,insana aşık olur mu?`
Kırlangıç mahçup olmuş. Başını önüne eğmiş. . Ama pes etmemiş,bir süre sonra tekrar pencereye gelmiş,gülümseyerek bir kez daha şansını denemiş:
`Adam, adam! Hadi aç şu pencereyi. Al beni içeri! Ben sana dost olurum. Hiç canını sıkmam!`.
Adam kararlı, adam ısrarlı: `Yok, yok ben seni içeri alamam`demiş. Biraz daha kabalaşmış ve lafı kısa kesmiş.`İşim gücüm var, git başımdan`.
Aradan bir zaman geçmiş, kırlangıç son kez adamın penceresine gelmiş:`Bak soğuklar da başladı, üşüyorum dışarıda. Aç şu pencereyi al beni içeri. Yoksa sıcak yerlere göç etmek zorunda kalırım. Çünkü ben ancak sıcakta yaşarım. Pişman . olmazsın, seni eğlendiririm. Birlikte yemek yeriz, bak hemde sende yalnızsın, yalnızlığını paylaşırım` demiş.
Bazıları gerçekleri duymayı sevmezmiş. Adam bu yalnızlık meselesine içerlemiş. Pek bir sinirlenmiş. `-Ben yalnızlığımdan memnunum` demiş. Kuştan onu yalnız bırakmasını istemiş. Düpedüz kovmuş. Kılangıç,son denemesinden de başarısızlıkla çıkınca başını önüne eğmiş, çekip gitmiş. Aradan zaman geçmiş. Adam önce düşünmüş, sonra kendi kendine itiraf etmiş:
`-Hay benim akılsız başım.`demiş.`-Ne kadar aptallık ettim! Beklenmedik bir anda karşıma çıkan bir dostluk fırsatını teptim. Niye onun teklifini kabul etmedim ki? Şimdi böyle kös kös oturacağıma keyifli bir vakit geçirirdik birlikte.`Pişman olmuş olmasına ama iş işten geçmiş.Yine de kendi kendini . rahatlatmayı ihmal etmemiş:`Sıcaklar başlayınca,kırlangıçım nasıl olsa yine gelir.Bende onu içeri alır,mutlu bir hayat sürerim`diye düşünmüş ve . çok uzunca bir süre,sıcakların gekmesini beklemiş.Gözü yollardaymış.Yaz gelmiş,başka kırlangıçlar gelmiş ama…Onunki hiç görünmemiş.Yazın sonuna kadar penceresi açık beklemiş ama boşuna.Kırlangıç yokmuş! Gelen başka kırlangıçlara sormuş ama gören olmamış. Sonunda danışmak ve bilgi almak için bir bilge kişiye gitmiş. Olanları anlatmış.Bilge kişi gözlerini adama dikmiş ve demiş ki;
`Kırlangıçların ömrü 6 aydır..

FATİH’İN HOCASINA SAYGISI

•29 Mayıs 1453 sabahı son hücum emri ile birlikte İstanbul Osmanlı'ya teslim olmuştu. Fatih, hocası Akşemsettin Hazretleri ile birlikte, coşkulu bir törenle İstanbul'a giriyordu. Bizans halkı ve kadınlar yollara dökülmüş, genç Fatih'i selamlıyor, üzerine çiçekler atarak onu tebrik ediyorlardı. Hatta Fatih İstanbul'a girerken, yer yer Bizans halkı öndeki "Akşemsettin"i padişah zannediyor, Akşemsettin "hükümdar arkada" işaretini yapınca, Fatih de edep, terbiye ve inceliği ile, şöyle karşılık veriyordu:"Evet, hükümdar benim, lâkin o da benim Hocam'dır!"

•Fatih Sultan Mehmet, bir gün veziri Mahmut Paşa'yı yanına alarak hocası Akşemseddin'i ziyarete gitmişti. Akşemseddin, Padişah içeri girdiği halde ayağa kalkmamıştı.Bir süre geçtikten sonra Akşemseddin, Fatih'in huzuruna gitti. Padişahın yanında Mahmut paşa'da bulunuyordu. Fatih hemen ayağa kalkarak hocasına yer gösterdi.iki olayı kıyaslayan Mahmut Paşa dayanamayıp sordu:- Hünkârım, hocanız geldiğinde siz ayağa kalktınız. Hâlbuki siz onun yanına gittiğinizde o ayağa kalkmaz. Sebebi ne ola?

Fatih şöyle cevap verdi:
- Hocam Akşemseddin'e saygı göstermemek elimde değil. O yanıma geldiğinde gayri ihtiyari bir heyecan kaplar ve farkında olmadan kendimi ayakta bulurum. O ise, ilmin izzetini korumak için bana ayağa kalkmaz, buyurdu.

Mâlik bin Dinar Hazretleri hacca gitmişti. Hac günlerinin sonunda rüyasında denildi ki:
- Ey Mâlik, müjdeler olsun, günahların affedildi. Seninle beraber haccedenlerin de günahları affedildi. Hepinizin haccı kabul edildi. Ancak Belh'li Muhammed oğlu Abdürrahman'ın haccı kabul edilmeyip günahları affedilmedi.
Uyanınca, halka Abdürrahman ismindeki şahsı sordu. Onu herkes tanıyordu, onun ibâdetine düşkün, Kur'an'a bağlı bir zat olup her sene hacca geldiğini söylediler. Sora sora onu buldu. Yüzü ayın ondördü gibi parlayan bir gençti. Selam verdi, o da selamım aldı. Mâlik Hazretlerine:
- Siz kimsiniz, diye sordu. O da Basra'lı olduğunu söyledi.
- Bana, benim afffedilmediğimi haber vermeye mi geldin, dedi.
- Nereden bildin?
- Rüyamda söylediler.
- Allah senin haccını niçin kabul etmeyip, affetmiyor?
- Ben, mübarek Ramazan ayının ilk gecesi büyük bir günah işledim. İçki içip sarhoş olmuştum. O haldeyken babam gelip beni kaldırmak istemiş. Ben babamın gözüne vurup kör etmişim. Babam da bana kırılıp "Allah senden razı olmasın" diye beddua etmiş. Sabah olunca annem bana bu olanları anlattı. Yaptıklarıma çok pişman oldum. Gidip şarap küpümü kırdım. Allah için bol bol sadaka verdim. Kaç tane köleyi hürriyetine kavuşturdum. Her yıl hacca gitmeye başladım. Fakat her sene bir kişi senin gibi bana gelip "Allah senin haccını kabul etmedi. Seni affetmiyor" der.
- Senin baban hayatta mı?
- Hayattadır. Falan yerde ikâmet etmektedir.
Mâlik Hazretleri gencin babasını bulur. Adam, nur yüzlü bir zattır. O vardığında Kur'an okumaktadır. Mâlik Hazretleri'ni tanıyınca çok sevinir ve:
- Yâ Mâlik, ben de seni görmeyi çok arzu ediyordum. Bir isteğin varsa hemen söyle, yerine getireyim, dedi.
Mâlik bin Dinar Hazretleri, isteğini şöyle anlattı:
- Farzet ki kıyamet kopmuş. Herkes kendi canı derdine düşmüş vaziyette. O sırada senin evladın Abdürrahman'ı tutup cehenneme atıyorlar...
Bunun üzerine adam ağlamaya başladı.
- Ben onu affettim. Hakkımı da helal ettim. Madem tanıyorsun git söyle.
Mâlik Hazretleri gence gitti ve müjdeyi verdi:
- Baban seni affetti. Hakkını helal etti.
Genç o kadar sevindi ki, sevincinden hemen bayılıverdi. Bu arada babası da geldi.
- Ey evladım, Allah sana azap etmesin, dedi.
Bu arada genç kıpırdadı, bazı hareketlerde bulundu. Babası telaşa kapıldı, ölüyor zannetti. Mâlik Hazretleri'ne, Kelime-i Şehâdet getirmesini söyledi. Oğlunun da duyup Kelime-i Şehâdet getirmesini istiyordu. Mâlik Hazretleri bir iki kere Kelime-i Şehâdet getirdiyse de söylemedi. Bu arada gözünü açıp:
- Baba gel, sen de benim gözümü çıkar da, suçum kıyamete kalmasın, dedi. Babası:
- Yok evladım ben sana hakkımı helal ettim, dedi. Mâlik Hazretleri sordu:
- Yâ Abdürrahman, ben Kelime-i Şehâdet okudum ama sen benimle beraber okumadın?
- Nasıl okuyabilirim ki. Başımda iki melek dikiliyordu. Ellerinde ateşten sopalar vardı. Sonra babam hakkını helal ettiğini söyleyince bir melek daha gelip yeşil bir bezle yüzümü sildi. "Artık Kelime-i Şehadet getirebilirsin, baban senden razı olduğu için Allah da razı oldu" dedi.

Daha sonra annesi ve kız kardeşi geldiler. Ağlıyorlardı. Abdürrahman, ağlayan annesini ve kız kardeşini gördü. Tekrar düştü ve hareketsiz kaldı. Baktılar ki ruhunu teslim etmiş.

Anne bağırır :
“Çabuk ol servisi kaçıracaksın!”
Baba kükrer :
“Ne yatmasını biliyorsun, ne kalkmasını!”
Sabahları güneşin doğuşunu bilmez çocuk. Hic aydınlanmadan kalkar içi. Taze bir sabah, bayat bir günün devamıdır çok zaman.
Her sabah adına yuva denen, adına kreş denen o yere bırakılır. Başkalarının annesinde, kendi annesinin hasretini çeker günboyu. Sabahın köründe “benim annem ne zaman gelecek” diye gözyaşları çeker solgun yüzüne dizi dizi.
Akşam ne uzundur. Yuva nice gürültülü. Sevgilerini konuşurlar efkarlı saatlerde.
“Benim babam beni çok seviyor.”
“Hayır, benim babam beni daha çok seviyor.”
“Hadi ordan, beni hem babam hem annem daha çok seviyor.”
Başkalarının babası kendi çocuklarını çok severse, sanki kendi babalarının sevgisi azalacakmış gibi kavga ederler. En çok sevilen olmaktır tutkuları.
Her pazartesi ne kadar sevildiklerinin ispatını yapmaya koyulurlar.

“Benim babam beni hamburger yemeye götürdü.”
“Biz hem hamburger yemeye gittik, hem de luna parka gittik.”
“N’apalım. Benim annem beni sinemaya götürdü. Arslan Kral filminde ağladık annemle birlikte.”
“Kızlar ağlar zaten. Ağlamanın neresi eğlenceli?”
“Biz babamla maç ettiğimiz zaman çok eğleniyoruz.”
“Benim babam benimle değil, arkadaşlarıyla maç etmeye gidiyor.”
“Bak demek ki benim babam beni daha çok seviyor. Bi kere biz ikimiz, yani babamla ben, maç ediyoruz.”

Pazartesileri hep böyle geçer.
Herkes kendi babasının en sevgili baba olduğunu kanıtlamaya çalışır. Öteki çocuklar yeni sevgi kanıtlarını ortaya koydukça içini bir ürperti kaplar.
Başkalarının babası çocuklarını daha çok mu seviyordur acaba? O Reklam gelir aklına. Kahrolası reklam. “Evinizi seviyorsunuz, arabanızı seviyorsunuz... Beni sevmiyor musunuz?”
İnanmak üzeredir onu sevmediklerine. Arka koltuğa gazoz döktü diye ne çok bağırmıştı babası. Ama olsun, arkadaşlarına bunu anlatmazsa eğer, babasının arabasını kendisinden çok sevdiğini nereden bilecekler.
Keşke her Pazartesi en sevilen evlat oyununu oynamak zorunda kalmasaydı. Bunun için Pazartesileri hep hasta numarası yapması. Uyanamaması. En sevilen çocuk olmak yarışması, bilseniz ne kadar zor diyebilse bir gün, her şey ne kadar kolay olacak. Oyunu değiştirebilirdi. Bu oyunun mağlubu olduğunu arkadaşları öğrenecek diye her Pazartesi Karanlık bir kuyu olmazdı o zaman. Herkesin annesinin ve babasının ne kadar iyi Anne baba olduğu, çünkü onlara ne çok pahalı oyuncak aldıklarının konuşuldukları bir sıra,
“Beni anneannem çok sever” diye bağırıverdi.
Sustu arkadaşları.
Söyleyebilecek bir şey bulamadılar bir an.
Akın boynunu büküp “benim anneannem yok” dedi.
Üzüldü o zaman. Ama geri dönemezdi. “benim anneannem beni cok sever. Masal anlatır bana. Yaramazlık yapınca “dayın da böyleydi” der gülerek.”
Arkadaşları ne kadar dinliyor diye sustu birden. Kendisine doğru yönelmiş meraklı bakışları keyifle izledi. Ağızları açık “Ee sonra?” diyorlardı.
“Sever beni. Masal anlatır. Hiç susturmaz beni. Ben konuştukça güler. ‘Hay çocuk’ der. ‘Sen beni güldürdün. Allah da seni güldürsün’, der.”
Herkes bir masal büyüsü ile dinlerken onu, anneannesini öteki çocuklarla paylaştığını düşünüp susuverdi.
Üsteledi arkadaşları. “Hadi anlatsana!” dediler.
Top havuzuna doğru koşup “Herkesin anneannesi kendine” diye bağırdı.
Akın itiraz etti. Hiç olmazsa arkadaşının anneannesinde tatmadığı bir duyguyu tadacağını düşünürken ne diye oyunbozanlık yapıyordu. Kızdı. “Herkesin babası kendisine” demiyordun ama!”
Duymazlığa geldi. Anneannesini hiç kimselerle yarıştırmak istemiyordu, işte o kadar. Akşam çabuk oldu. Bu oyunu kazanmıştı. Muzaffer bir komutan edasında dolaştı bütün gün. Artık annesine neden pazartesileri yuvaya gitmek istemediğini anlatabilirdi. Yorganın altına saklanmazdı bundan böyle. Her Pazartesi anneannesinden bir demet yapıp götürürdü.
Kapıdan içeri girer girmez neşeyle bağırdı : “Anne biliyor musun bugün yuvada ne oldu?”
“Görmüyor musun? Telefonla konuşuyorum.”
Hiç kimsenin sevdiği şey birbirine benzemiyordu. Annesi telefonu, babası arabayı seviyordu. Herşey erteleniyordu telefon ve araba söz konusu olduğunda. Bir de eve misafir gelecek oldumu kendisine hiç yer kalmıyordu. Nerelere gitsindi?
Annesi kapattı telefonu. Mutfaktan tencere kaşık sesleri geliyordu. Koşarak yanına gitti. “Sana yardım edeyim mi?” dedi en sevimli halini takınarak.
Annesi manalı manalı baktı.
“Hayırdır. Bir yaramazlık filan. Bak bir de seninle uğraşmayayım. Çok yorgunum zaten.”
Yorgunluk nasıl bir şeydi? Bazen elinde oyuncağıyla uykuya daldığında anneannesi oyuncağı yavaşca elinden alır “Nasıl yorulmuş yavrucak. Uykunun gül kokulu kolları sarsın seni” diyerek alnına bir öpücük konduruverirdi.
Yorgunluk gül kokulu bir uykuya dalmaksa eğer, ne diye annesi kendisiyle böyle kızgın kızgın konuşuyordu.
“Anneciğim yorulduğun zaman gül kokulu uykulara dalarsın. Anneannem öyle söylüyor.”
“Uykuya dalayım da gül kokuları kusur kalsın. Yorgunluktan ölüyorum.”

Bu kelimeden nefret ediyordu. Yorgunum. Yorgun olduğumdan. Böyle Yorgun yorgunken...
“Anneciğim sen yorulma diye...”
“Yemekte konuşuruz çocuğum. Bankada işler yetişmedi. Baban gelene kadar bunları bitirmem lazım. Hadi sen oyna biraz.”
“Hani siz yoruluyorsunuz ya...”
“Eeee....”
“Ben de oynamaktan yoruluyorum.”
“Ne yapayım?”
“Bilmem...”
Yapılmaması gerekenleri biliyordu da büyükler, yapılması gerekenleri hiç bilmiyorlardı.
Işıklar söndü birden. Annesi öfkeyle söylenmeye başladı.
“Mum da yok” diye diye karıştırdı dolapları el yordamı.
Çocuk sirtüstü yatıp, anneannesinin köyünü düşündü. Gaz lambasının ışığında deli tavşan masalını anlatışını. Deli tavşanın duvardaki aksini getirdi gözlerinin önüne. Anneannesi gibi iki ellerini birleştirip işaret parmaklarını yukarı kaldırarak tavşan kafası yaptı. “bak deli tavşan” diyerek parmaklarını oynattı. Yoldan geçen arabaların farları duvardaki tavşana yol açtı. Tavşan alabildiğine hür dolaştı sağda solda. Otlarla, kuşlarla konuştu. Sonra yorgun düştü. Duvardaki görüntü o minik avuçların açılmasıyla kayboldu. Kolu yavaşça kanepeden aşağı sarktı.

Neden sonra ışıklar geldi. Kadın çocuğun hiç konuşmadığını fark etti birden. Kanepeye koştu. Küçücük dizlerini karnına doğru çekerek uykuya dalmıştı. Masanın üstündeki dosyalara baktı iğrenerek. Dindirilmez bir pişmanlık doldurdu içini. Uyandırmaktan korka korka küçük alnına bir öpücük kondurdu.
Çocuk sanki bu öpücüğü bekliyormuşçasına,

“İşin bitince beni sever misin anne?” dedi.

Evine dönmekte olan bir asker San Francisco'dan ailesini aradı: “Anne, baba eve dönüyorum, ama sizden bir şey rica ediyorum. Yanımda bir arkadaşımı da getirmek istiyorum.”

“Memnuniyetle, O'nunla tanışmak isteriz” , diye cevapladılar.

Oğulları “Bilmeniz gereken bir şey daha var.” Diye devam etti. “Arkadaşım savaşta ağır yaralandı, bir mayına bastı ve bir koluyla ayağını kaybetti. Gidecek hiçbir yeri yok ve O'nun gelip bizimle kalmasını istiyorum.”

“Bunu duyduğuma üzüldüm oğlum. Belki O'nun başka bir yer bulmasına yardımcı olabiliriz.”

“Hayır. Anne, baba O'nun bizimle kalmasını istiyorum.”

“Oğlum.” dedi babası.

“Bizden ne istediğini bilmiyorsun. O'nun gibi özürlü biri bize korkunç yük olur. Bizim kendi hayatımız var ve bunun gibi bir şeyin hayatımıza engel olmasına izin veremeyiz. Bence bu arkadaşını unutup eve dönmelisin. O kendi başının çaresine bakacaktır.”

Oğlu o anda telefonu kapattı.

Ailesi O'ndan bir süre haber alamadı. Ama birkaç gün sonra, San Francisco polisinden bir telefon geldi.

Oğullarının yüksek bir binadan düşüp öldüğünü öğrendiler. Polis bunun intihar olduğuna inanıyordu. Üzüntü dolu anne-baba hemen San Francisco'ya uçtular ve oğullarının cesedini tespit etmek için şehir morguna götürüldüler.

Anne - baba oğullarını hemen tanıdılar yalnız bilmedikleri bir şeyi de öğrenince dehşete düştüler:

Oğullarının sadece bir kolu ve bacağı vardı...

Laoreet tempus vestibulum in tortor tortor aenean fames id wisi enim. Quis id consequat nulla tempus maecenas est lorem parturient ante pretium. Lacinia faucibus consectetuer vestibulum elit quisque at et ultrices sed libero. Ut nam eu nunc enim curabitur non metus eu turpis eget. Aenean laoreet vitae morbi vestibulum vestibulum sociis tellus interdum cras.

Laoreet tempus vestibulum in tortor tortor aenean fames id wisi enim. Quis id consequat nulla tempus maecenas est lorem parturient ante pretium. Lacinia faucibus consectetuer vestibulum elit quisque at et ultrices sed libero. Ut nam eu nunc enim curabitur non metus eu turpis eget. Aenean laoreet vitae morbi vestibulum vestibulum sociis tellus interdum cras.

Laoreet tempus vestibulum in tortor tortor aenean fames id wisi enim. Quis id consequat nulla tempus maecenas est lorem parturient ante pretium. Lacinia faucibus consectetuer vestibulum elit quisque at et ultrices sed libero. Ut nam eu nunc enim curabitur non metus eu turpis eget. Aenean laoreet vitae morbi vestibulum vestibulum sociis tellus interdum cras.

Ut ridiculus condimentum Phasellus ut tellus Curabitur sed ut at Sed. At dui non justo quis Curabitur Nam sagittis habitant aliquet et. Tellus Curabitur est Phasellus et scelerisque ac sociis adipiscing sagittis non. Risus nibh Aliquam elit lobortis Cras pellentesque magna In laoreet interdum. Ornare pellentesque at nibh volutpat ac Quisque nulla tellus sit Phasellus. Aenean interdum et.

Consequat curabitur vitae nibh et ut orci senectus quis accumsan sem. Leo sed hendrerit libero nunc mattis vestibulum morbi morbi phasellus morbi. Curabitur congue enim consectetuer massa vivamus lorem at curabitur augue urna. Dolor egestas orci eleifend Sed convallis nullam morbi ut quis tincidunt. Amet sed condimentum fusce nascetur euismod massa venenatis ipsum convallis ut. Id elit eros a dictum.

Pride reform johnny wire merger leaned dressing practices. Identification festival worn improve component accepting invited. Eighth sake canada pointing sampling plug. Aren't dealers

Dosya İstatistiği

Sitemizde 224 kategori altında 659 dosya bulunmaktadır. Sitemizde şu ana kadar 1.055 defa dosya indirme işlemi gerçekleşmiştir.

Dosya Kategorileri

Advertisement

Top Stories

Grid List

Exception saddle publications hearst haven't. Prove reflection conspiracy brown's architect. Coating builder flux badly january. Hoag eliminated accounts delay mutual promising

Advertisement