Maviokul.Com » Eğitim Yazıları » Eğitim Uygulama İlkeleri
2011 2012 Eğitim Uygulama İlkeleri dosyası indir,
2011-2012 Eğitim Uygulama İlkeleri çalışma kağıdı indir,
2011-2012 Eğitim Uygulama İlkeleri etkinliği,
2011-2012 Eğitim Uygulama İlkeleri ödevi,
Eğitim Uygulama İlkeleri yazılı sorusu,
Eğitim Uygulama İlkeleri sunusu,
2011 2012 Eğitim Uygulama İlkeleri değerlendirmesi indir,
Eğitim Uygulama İlkeleri sunusu,
Eğitim Uygulama İlkeleri çalışma sayfası,
Eğitim Uygulama İlkeleri etkinliği,
Eğitim Uygulama İlkeleri Hakkında bilgi,
2011-2012 Eğitim Uygulama İlkeleri

NASIL EĞİTELİM ? Bir eğitim planı hazırlayın. Düzenli bir eğitim planı eğitimciye acil eğitim gereksinimlerini nasıl bulacağını ve bu gereksinimleri karşılamak için eğitimi ne şekilde hazırlayacağını gösterir. Bu yöntemler eğitimciyi pek çok amaçsız bilgiyi atarak, kesin ve belirli gereksinmeler üzerine yöneltir. Bu plan işin önemli anahtar sorumluluk alanlarını içermeli ve eğitimin kimin tarafından, ne zaman ve nasıl yapılacağını göstermelidir. Eğitime önceden hazırlık yapın. Bir katılımcıyı eğitmeye başlamadan önce bütün araç ve gereçlerinizi hazırlama alışkanlığını edinmeye çalışın. Sizin tarafınızdan yapılacak bir hazırlık eksikliği eğitilen kişiyi şaşırtacak ve zaman kaybettirecektir. EĞİTİM SIRASINDA Katılımcıyı eğitime hazırlayın, onu rahatlatın. Katılımcıyı huzursuz eden şeylerden kurtarın. Sizin nasıl davranacağınız konusunda huzursuzluk duyabilir veya performansının sizin ve eğitim odasının standartlarına uyup uymayacağı konusunda tedirginlik duyabilir. Sözlerinizle ve hareketlerinizle kendi başına öğrenemeyeceği herhangi bir şeyin beklenemeyeceğini ve sizin sadece tek bir şeyle yani katılımcının işini kolaylaştırmak ve kendisini daha yararlı kılmakla ilgili olduğunuzu ispatlayın. İşi ve işin önemini kendisine izah edin. Eğitilen kişi işinin önemini anlarsa öğrenmeye daha fazla ilgi duyar. İşinin her şeyle yakından alakalı olduğunu görürse, o işi doğru yapmayı öğrenmek için daha çok ilgili olacaktır. İlgi yaratın. Katılımcının öğreteceğiniz konuya, işinin bir parçası olduğu için ve o işten para kazandığı için ilgi gösterdiğini zannetmeyin. Ancak sizin öğrettiklerinizin işini doğru ve iyi yapmak olduğunu ve bunun da kişisel yararına olduğunu öğretirseniz ilgisinden emin olabilirsiniz. İş yapma yeteneğini ve bir şeyi ortaya koyma yeteneğini geliştirecektir. İşini daha kolay ve daha etkili yapmayı başaracaktır. Bu onun için başarı ve gelişim demektir. Eğitilen kişinin ilgisi ne kadar büyük olursa sizin eğitme işiniz o kadar kolaylaşacaktır. İşi tanıtın - anlatın ve gösterin, işin parçalarını takip edin. Bir kişiyi eğitirken işin parçalarını dikkate alın ve onları uygulayın. Bu sizi doğru yolda tutacaktır, ekonomik ve randımanlı öğrenimi sağlayacaktır. Bir adımı anlatmadan ve göstermeden diğerine geçmeyin. İşin tamamını eğittiğiniz kişiye yüklemeyin, adım adım ilerleyin ve göreceksiniz işi daha çabuk ve daha tatminkar olarak öğrenecektir. Ana noktaları belirtin. Kişiye işin ne olduğunu, nasıl yapılacağını, neden yapılacağını ve neden bu yolla yapıldığını anlatmak gerekir. Bunu yaparken ana noktalardan ayrılmayın, gereksiz ayrıntılarla zaman kaybetmeyin. Bir insanın alma ve akılda tutma yeteneği sınırlıdır. Bir defada çok fazla şey anlatmayın. Bir defada çok fazla şey anlatmak demek çok hızlı öğretmek demektir. Sadece anlayabileceği kadarını anlatın. Konulara yaklaşın, konu harici olan şey aklı karıştırır ve zaman kaybettirir. Basit bir dil kullanın. Dilin amacı kendinizi anlaşılır hale getirmektir. Aşırı, anlaşılmamış kelimeler veya teknik terimler sizin çok zeki olduğunuzu düşündürebilir, fakat düşüncelerinizi karşı tarafa aktarmanızı zorlaştırır. Sürekli olarak siz konuşmayın. İnsanlar, anlatım yerine tartışma yöntemiyle daha fazla öğrenirler. İnsanlar tartışırken daha fazla düşünürler ve düşünürken daha iyi öğrenirler. Katılımcıya sorular çözdürerek ve sorular sorarak onu düşünmeye, cevap vermeye yöneltin. Bunu yaparsanız devamlı siz konuşmak zorunda kalmazsınız. Yüksek standartlar saptayın. Katılımcı sizin bir şeyi nasıl yaptığınızı izlerken konunuzu sadece o işin nasıl yapılacağına dair bir gösteri olarak değil, aynı zamanda o işin en iyi nasıl yapılacağını gösteren bir örnek olarak izler. Siz ikinci sınıf bir eğitim verirseniz, katılımcıdan birinci sınıf iş bekleyemezsiniz. Sizin yaptığınız iş her zaman standardı belirleyecektir ve bu standart katılımcının sizden ayrıldıktan sonra iş yapma niteliğini belirleyecektir. Bu durum yaptığınız her şey için geçerli olacaktır. (İşinize karşı olan tutumunuzda, işe geliş saatlerinizde, öğle tatiline çıkışınızda ve işten ayrılma zamanlarınızda) Yöntemler ve işlemler için sebepler gösterin. Kişi bir işin yapılış nedenini veya neden belirli bir yöntemle yapıldığını anladığı zaman, işi daha çabuk öğrenecektir. Bir seferde bir tek şey öğretin. Eğitimin diğer bölümlerinde olduğu gibi "gösterme" bölümünde de katılımcı iyice öğreninceye kadar ona sadece bir tek şey gösterin. Örneğin, bir muhasebe kaydını öğretiyorsanız katılımcı bunu iyice öğreninceye kadar o konuyu ana hedefi niz yapın. Her şeyi anında öğretmeye çalışmayın,bu mümkün değildir. Geri isteyeceğinizden fazlasını vermeyin Katılımcıya iş hakkında sizin bildiğiniz her şeyi anlatın. Ona sadece işini doğru yapması için gerekli olan bilgileri verin. Bunlardan fazlası karışıklık yaratacaktır ve ilave bilgi gerektirecektir ki, bu da zaman ve gayret kaybı olacaktır. Randıman denemesi, ona işi yaptırın. Sadece dinlemekle veya gözlemekle değil, işi katılımcıya uygulayarak öğretebilirsiniz. Ayrıca katılımcı bir uygulamayı doğru yapınca kendine güveni artacaktır. Katılımcının başarılı olmasının şartı işi kolaydan başlatarak yavaş yavaş zorlaştırmaktır. Nedenleri ve niçinleri açıklatın ve ana noktaları vurgulamasını sağlayın. Katılımcının işin nasıl yapıldığını ve niçin sizin açıkladığınız yolla yapılması gerektiğini anlamasını sağlayın. İşi anlayıp anlamadığını, işi size açıklarken can alıcı noktaları vurgulamasından anlarsınız. Hataları düzeltirken aşağıdaki noktaları göz önünde tutun. a) Eleştiriden kaçının. Hiç kimse eleştiriden hoşlanmaz ama bir çok insan öğrenmek ister. Öyleyse yanlış bir şey yaptığı için kişiyi azarlamak şeklinde eleştirmekten kaçının. Onun yerine işi nasıl daha iyi yapabileceğini gösterin. Böyle davranırsanız düzeltmek, küçük düşürmek veya şaşırtmaktan çok dostça bir yardım haline gelir. b) Hatasını düzeltmeden önce onu övün. Katılımcının yanlışını düzeltmeden önce onu övecek konular bulun. Böylece hatasını düzeltmenizi daha kolay kabul edecektir. Ancak övgünün içten olmasına dikkat edin. c) Bırakın katılımcı kendi hatasını kendi düzeltsin. Bu düzeltme yollarının en iyisidir. Kişiyi eleştirmek ya da hatasını düzeltmek hiçbir zaman zevk verici bir işlem değildir. İyiliğimiz için olduğunu bilsek dahi bundan hoşlanmayız. Uygun bir davranışla eleştirinin sevimsizliği en alt düzeye indirilebilir. Ancak katılımcı kendi kendisinin hatasını düzeltmeye teşvik edilirse, sevimsizlik faktörü tamamen ortadan kaldırılabilir. O halde önce katılımcıyı övün sonra da ona uygulamayı dahi iyiye götürmenin yolu olup olmadığını sorun. Bir şey bulamazsa tabii ki siz ona önerilerde bulunacaksınız. d) Hataları düzeltmekte aşırıya kaçmayın. Düzeltme yemeğin tuzu biberi gibidir; lezzet verir, fazlası yemeği berbat eder. İyi bir eğitimci bilmelidir ki en küçük yanlışları dahi düzeltmek katılımcıyı sinirlendirir, kendine olan güvenini azaltır ve ona yardımcı olacağı yerde zarar verir. Düzeltmede aşırıya kaçmak çok kolaydır, o yüzden kendinizi bu konuda kontrol altında tutun. e) Katılımcıyı suçlamak için acele etmeyin. Bir şeyi doğru yapmıyorsa bu sizin öğretme yönteminizdeki bir hatadan ileri gelebilir. Şu deyişi hiç aklınızdan çıkartmayınız. "Katılımcı öğrenmediyse eğitmen öğretememiş demektir." Katılımcıya cesaret verin. Övgü eğitimin önemli bir parçasıdır, öğrenmeyi teşvik eder. İçten yapılan bir övgü katılımcıya başarı duygusu verir, güven kazandırır. Güven duygusu da öğrenme eğiliminde olan kişi için çok önemlidir. Rahatça övün ama aşırıya kaçmayın. Övgüleri öyle sıralayın ki katılımcının moralini yükseltin ve kendisine olan güvenini arttırsın. Ancak her övgü için iyi nedenleriniz olmalıdır. Sebebi olmayan övgü içiten olamaz, bu sahte bir gösteri olur ve böyle bir dalkavukluğa az insan kanar. Övgü alabilmek için bir işi mükemmel yapmak gerekmez. Ufak bir ilerleme de övgüyü gerektirir. Katılımcı ilerleme kaydetmese bile elinden geleni yaptığı için övülebilir. Övgü yada düzeltmenizi anında yapın. Bir saat yada bir gün sonra değil. Sıcağı sıcağına yapın. Kişiyi günün bitiminde övmek çok önemlidir. Başarılı olduğuna inanarak eve gitmesini sağlar, yardımcı olduğunuza ve sizinle çalışmanın değerine inanır. Uygun olduğu zaman kişiyi amirinin önünde övün bu karşılıklı güveni ve takım çalışmasını teşvik eder. Katılımcıya verdiğiniz her şeyi geri alın. Katılımcı sizin talimatlarınızı tekrarlarken bunu kusursuz ve eksiksiz yapmasına önem verin. İşi mükemmel yapmalı ki iyice anladığını görebilin. Katılımcının bildiğini anlayıncaya kadar devam edin. Katılımcının, işi tam olarak nasıl yapacağını bilip bilmediğini anlamalısınız. Ancak bunu "anladın mı?" diye sorarak değil, işi tekrar tekrar yaptırarak öğretebilirsiniz. Bunu, katılımcı işi sizin istediğiniz şekilde yapıncaya kadar sürdürün. Sürekli izleyin, işi tek başına yapmasını sağlayın. Katılımcının işi tek başına yapabildiğine inandığınız zaman, onu işi yaparken yalnız bırakın. Böylece işi yapmaya yetenekli olduğu inancı gelişir. Katılımcıyı soru sormaya teşvik edin. Ona, yardım istemenin bir zayıflık işareti olmadığını öğretin. Sorulan soru ne kadar basit görülürse görünsün saygı ve ciddiyetle ele alın. Devamlı kontrol edin. Çalışmasını sık sık denetleyin. Ama kabiliyetleri geliştikçe bu kontrolü azaltın. Başardığını belirtin. İşi sizin istediğiniz gibi yaptığı zaman bunu söyleyin ve kendine olan güvenini arttırın. Hataya düşerse bunu da söyleyin. Bir hata yapıldığı anda düzeltilmeli. Kısacası katılımcıya neyi, ne zaman doğru yaptığını, nerede kendini geliştirmesi gerektiğini anlatma görevi sizin sorumluluğunuz altındadır.

Alıntı
Yazdır